Hit Sayısı


Türkçe English
Email: info@akrabaevliligi.com

BASINDA AKRABA EVLİLİĞİ GERÇEĞİ

 
  • XXXX'a yurtdışından müjde

    Milyonda bir görülen hastalığa yakalanan XXXX artık iyileşecek.
    Akraba evliliğinden kaynaklanan grisella hastalığına yakalanan XXXX'a sevindirici haber geldi. Milyonda bir görülen hastalıkla mücadele eden 7 aylık XXXX, minicik bedeniyle kemoterapi görüyor. Yaşaması için ilik nakline veya kordon kanı transferine ihtiyacı olan XXXX'a, ümitlerin tükendiği anda yurtdışından uygun kordon kanı bulundu.

    XXXX yaşayacak
    Bir yandan oyuncaklarıyla oynarken, bir yandan etrafına gülücükler saçan XXXX'a önümüzdeki ay nakil yapılacak.Yavrularının 4 aylıkken hastalığa yakalandığını öğrenen ailesi, "Kızımızın yaşayacağını öğrendiğimiz için çok mutluyuz. Nakli bekliyoruz." dediler.

    09.09.2008 Takvim Gazetesi


  • İskenderun'da balık bebek dünyaya geldi

    Hatay'ın İskenderun ilçesinde dünyaya gelen ve 300 bin doğumda bir görülen "balık bebek"in yaşama şansının çok düşük olduğu bildirildi.

    İskenderun Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde dünyaya gelen XXXXX çiftinin kız çocuklarının, hayati tehlike kaydıyla sevk edildiği Çukurova Ünversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde tedavisine başlandı. Akraba evliliği yaptığı öğrenilen çiftin bebeklerinin, genetik bir hastalık taşıdığı anlaşıldı.

    ÇÜ Tıp Fakültesi Neonatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nejat Narlı, konuyla ilgili, dün akşam saatlerinde hastanelerine getirilen bebeğin yeni doğan yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığını söyledi.

    Narlı, bebeğin, 1 ay erken ve annenin ilk gebeliğinden dünyaya geldiğini belirterek, ciltte ağır bir hastalık oluştuğu ve bu hastalığın kalıtsal bir özellik gösterdiğini ifade etti.

    Vakanın her 300 bin doğumda bir görüldüğünü vurgulayan Narlı, şunları söyledi: "Ciltteki yağ içeriğinin değişmesine bağlı olarak cildin normal yapısı bozuluyor ve çocuk normal cilt fonksiyonlarına sahip olmadan dünyaya geliyor. Bu vakanın değişik tipleri var ancak en ağırına bu bebekte rastladık. Cilt çok hassas olduğu için en büyük tehlike enfeksiyon. Genellikle bu tip vakalarda çocukları enfeksiyondan kaybediyoruz."

    Narlı, cilt yapıları farklı olduğu için bu tip bebeklerin "balık bebek" olarak adlandırıldığını vurgulayarak, "Bu bebekler gözlerini balık gibi kapatamaz. Ayrıca bu bebeğin kulakları gelişmemiş, parmakları anormal bir şekilde küçük, ciltte yarıklar oluşmuş ve düz, parlak bir cilde sahip" dedi.
    Narlı, şu anda bebeğin sıvı, tuz kaybını gidermeye ve enfeksiyondan korumaya yönelik tedbirler aldıklarını söyledi.

    Narlı, ayrıca bu tür hastaların ailelerin genetik danışmadan geçirilmemesi gerektiğini belirterek, gelecekte sorun yaşanmaması için ailenin genetik özelliklerinin araştırılmasını istedi.

    Balık bebeğin fotoğraflarını yayıncılık ilkelerimiz gereği kullanmıyoruz.

    07.08.2008 Hürriyet Gazetesi


  • Akraba Evliliğinde "fenilketonüri" Riski

    Kalıtsal hastalık olan fenilketonürinin akraba evlilikleri nedeniyle Türkiye’de Avrupa ülkelerinden daha sık görüldüğü bildirildi.

    Kalıtsal hastalık olan fenilketonürinin akraba evlilikleri nedeniyle Türkiye’de Avrupa ülkelerinden daha sık görüldüğü bildirildi.

    İskenderun Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi’nde görevli aile hekimliği uzmanı Dr. Fatih Köse, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğumun ilk 7 gününde bebeğin topuğundan alınan kanda yapılan testle ortaya çıkarılabilen fenilketonüri hastalığının tedavisinin, sadece bir yaşına kadar mümkün olduğunu söyledi.

    Hastalığın Avrupa ülkelerinde 10 bin doğumda bir, Türkiye’de ise 4 bin doğumda bir görüldüğünü, bunda akraba evliliğinin etken olduğunu ifade eden Köse, "Türkiye genelinde yüzde 20 oranındaki akraba evlilikleri, bazı yörelerde yüzde 50’ye kadar yükselebiliyor. Akraba evliliği, hastalığın görülme sıklığını artırıyor olsa da akraba olmayan bireylerin de çocukları hastalıklı doğabilir. Çünkü Türkiye’de her 100 kişiden 4’ü bu hastalık açısından taşıyıcı durumdadır" dedi.

    Doğumdan sonraki ilk bir kaç ayda fenilketonüri hastalığı olan bebeklerin sağlıklı olanlardan ayırt edilemediğine işaret eden Dr. Köse, şunları söyledi:
    "Bu bebeklerde, 5-6 ay sonra zekadaki gerileme belirginleşir. Akranlarından farklı olarak çocuk başını tutamıyor, oturma, yürüme, konuşma gibi becerileri gecikiyor. Çevreye ilgisiz oluyor. Ayrıca kusma, aşırı el, kol, baş hareketleri, havale nöbetleri, ciltte döküntüler, idrar ve terin küf gibi kokması, hastalığın önemli belirtileridir."

    Erken tanı konulduğunda hastaya özel mamalar verildiğini, mama giderlerinin sosyal güvenlik kurumlarınca karşılandığını ifade eden Fatih Köse, "eğer sosyal güvence yoksa, hastalığı raporla belgelenerek yeşil kart çıkartılıyor ve böylece maması ücretsiz karşılanıyor. Hatay’da 30 çocuk bu şekilde tedavi altında bulunmaktadır" diye konuştu. Topuk kanı testinin tüm sağlık ocaklarında ücretsiz yapıldığını belirten Köse, şöyle devam etti:
    "Ülkemizde ne yazık ki çocukların hepsi tarama kapsamında değil. Diğer bazı kalıtsal hastalıklar gibi gebeyken tanı konulabilir. Doğum öncesi tanı dediğimiz bu durum kalıtsal hastalığı olan ailelerde önemsenmelidir. Akraba evliliği azaltılmalı. Çünkü akraba evlilikleri kalıtsal hastalıklar konusunda risk taşıyor. Her bebeği mutlaka doğumdan bir hafta tamamlandıktan sonra tarama için sağlık ocağına götürmek lazım. Geç kalmış da olsa götürülmeli. Hastalık, ileri tetkikle kesinleştiriliyor."

    04.07.2008 FOX HABER


  • Danimarka'da Akraba Evliliği Alarmı

    AB ülkelerinden Danimarka'da akraba evlilikleri sonucu deforme doğan göçmen kökenli çocukların sayısının "inanılmaz" boyutlara ulaştığı belirtilirken aile birleşmelerine ilişkin kuralların sertleştirilmesi ile yakın akraba evliliklerin arttığına dikkat çekildi.

    Danimarka'da eğitim uzmanlarının akraba evliliklerinin sonuçlarının alarm verdiği bildirildi. Haber.dk sitesine göre, ülkede akraba evlilikleri sonucu deforme doğan göçmen kökenli çocuk sayısı "inanılmaz" boyutlara ulaştı.

    Göçmenler arasında yaygın olan akraba evlilikleri sonucu Danimarka'da halen öğrenim güçlüğü çektiği için özel okullara giden ya da gittiği okulda özel eğitim ve rehberlik alan 25 bin öğrenci arasındaki göçmen kökenli öğrencilerin sayısının önemli ölçüde arttığı ifade ediliyor.

    Aile birleşimi kurallarının sertleştirilmesinin ardından çocuklarına Danimarka'da eş bulmaya başlayan göçmenlerın, yeni bir sorunla karşı karşıya kaldıkları ve amca-teyze, hala-dayı çocukları arasındaki evlilikler arttığı bildiriliyor.

    Bu yolla evlenenlerin de, aynı şekilde akraba evliliği yapmış olan kişilerin çocukları oldukları için bu evliliklerden spastik özürlü ve öğrenim güçlüğü çekecek şekilde özürlü çocuk doğumlarında artış gözlendiğine dikkat çekiliyor.

    Danimarka Eğitim Akademisi profesörlerinden Niels Egelund de, özel okullara gider veya özel eğitim alan 25 bin öğrenci arasında göçmen öğrenci yüzdesinin tam olarak bilinmediğini ancak bu okullarda göçmen öğrencilerin normalin çok üzerindeki oranlar ile temsil edildiğini söyledi.

    22.04.2007 Sabah Gazetesi


  • 76 Yaşında Akraba Evliliği Tepkisi

    Muş’un Varto ilçesinde akraba evliliği nedeniyle 11 çocuğunu kaybeden 76 yaşındaki XXXX, aile planlaması semineri veren sağlık ekibine tepki göstererek, "Akraba evliliğinin zararlarını kimse bize anlatmadı" dedi.

    Muş Bedensel Engelliler Derneği tarafından akraba evliliğinin sakıncaları ve aile planlamasının anlatılması amacıyla başlatılan seminerler, köylerde sürüyor. Sağlık Müdürlüğü ekipleri, son olarak Varto ilçesine bağlı Kaynarca köyünde köylülere seminer verdi.

    Burdaki seminere katılan 76 yaşındaki XXXX, sağlık ekiplerine tepki gösterdi. XXXX’ın tepkisini nedeni ise, "gecikme"ydi.

    Amcasının kızı ile evliliğinden olan 11 çocuğunu kaybeden XXXX, "Aile planlamasını, akraba evliliğinin sakıncalarını neden bize zamanında anlatmadınız?" diyerek sitem etti.

    Son olarak eşini de doğum sırasında kaybettiğini anlatan XXXX, "Eşim tam 16 çocuk dünyaya getirdi. 11’i ya anne karnında ya da doğduktan çok kısa süre sonra öldüler. 16’ıncı çocuğumu doğururken de eşimi kaybettim. Bizim zamanımızda aile planlaması, akraba evliliğinin sakıncalarını hiç kimse bizlere anlatmadı. 11 çocuğumu ve eşimi kaybettikten sonra bu bilgiler bana veriliyor. Artık bizlerden geçti. Bu bilgileri gençlerimize anlatın. Burada bulunan tüm genç, ihtiyar köylülerimiz benim anlattıklarımı iyi dinlesinler. Akraba evliliği, fazla çocuk doğurmanın bedeli 11 çocuk ve eşim oldu. Ben bir canlı örneğim, anlattıklarım hayali değil. Hayat hikayemden ders alsınlar" diye konuştu. Köyde yaşayan kadınlar da XXXX’a destek vererek, "Bari kızlarımız bizim yaptıklarımızı yapmasınlar" dediler.

    27.11.2006 NTVMSNBC


  • Muş’un Kâbusu: Akraba Evliliği

    Muş’ta yapılan bir ankette, 550 bin nüfuslu kentte 6 bin 500 kişinin engelli olduğu tespit edildi. Engellilerin yüzde 40’ının ise yakın akraba evliliği kurbanı olduğu belirlendi.

    Muş Valiliği, kent genelinde “Sağlıklı Toplum Projesi” kapsamında bir anket yaptırdı. Çalışmada evleri tek tek gezen ekipler, aile bireyleri hakkında detaylı bilgi topladı. Bir ay süren çalışma sonucunda 550 bin nüfuslu kentte, çoğunluğu çocuk 6 bin 500 kişinin engelli olduğu belirlendi.

    Araştırma, kentteki engelli sayısının yanısıra bölgede sıkça yapılan bir yanlışı ortaya çıkardı. Araştırma sonucuna göre 6 bin 500 engellinin yüzde 40’ı, akraba evliliği kurbanı.

    Özellikle kırsal kesimde akraba evliğinin sürdüğüne dikkat çeken uzmanlar, bunun engelli çocuk doğumlarını artıracağını belirtiyor.

    Ankete katılan köylü kadınların akraba evliliğinin sakıncalarından haberdar dahi olmadığını vurgulayan uzmanlar, özellikle köylere giderek eğitici seminerler düzenleyecek.

    20.11.2006 NTVMSNBC


  • XXXX ailesi BBC'ye belgesel oldu

    İnsanlığın evriminden önceki gibi elleri ve ayaklarını kullanarak yürüyen XXXX kardeşler BBC'ye belgesel oldu.

    DHA
    İngiltere'nin ciddi ve saygın gazetelerinden ‘The Daily Mail’ ve ‘The Times’, BBC2 Televizyon kanalında, 17 Mart günü yayımlanacak bir belgesele de konu olan kardeşlerin özel davranış türüyle ilgili olarak İngiliz bilim adamlarının görüşlerine yer verdi. Dünyaca ünlü ‘AOL’ internet sitesi de gelişmeyi, yayınladığı bir makaleyle duyurdu.

    Bilim adamları tarafından kardeşlerin durumunun, ‘insanın geçirdiği evrime ışık tutabilecek bir vaka’ olarak değerlendirildiğini yazan İngiliz gazeteleri, kardeşlerin yürümesine engel olan genetik bozukluğun tespit edildiğini de belirtti. Kardeşlerin anne ve babasının yakın akraba olduklarını bildiren İngiliz basını, kardeşlerin ‘ayı emeklemesi’ denilen biçimde elleri ve ayakları üzerinde yürümesinin bu yüzden olabileceğini belirtti.

    Tıp Literatürüne Girebilir
    Geçen yıl Temmuz ayında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üner Tan, İngiltere'nin London Üniversitesi'nden Prof. Dr. John Skoyles, Cabridge Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nickolas Humphrey ve Türk Psikolog Defne Aruoba, XXXX ailesinin 16 çocuğu arasında maymun gibi yürüyen 6'sını, İskenderun Özel Gelişim Hastanesi'ne getirerek çeşitli testlerden geçirmiş, kan örneklerini alarak röntgen filmlerini çektirmişti. Prof. Dr. Üner Tan ise, 6 kardeşin, akraba evliliğinden kaynaklanan, özürlü (anomali) doğumlarla ve kalıtımsal (nesilden nesile genetik geçişler) bakımından bilime ışık tutacağını belirtmiş, bu genetik bozulmanın da ‘Ünertan’ sendromu adıyla tıp literatürüne geçebileceğini söylemişti.

    03.08.2006 Hürriyet Gazetesi


  • Akraba Evliliğinde "fenilketonüri" Riski

    Akraba evliliğiyle kas ve sinir hastalığı riski

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Haluk Topaloğlu, kas ve sinir hastalıklarının akraba evliliğiyle birlikte artış gösterdiğini açıkladı.
    Kalıtımla geçen kas ve sinir hastalıkları kısmi olarak tedavi edilebiliyor.

    İstanbul'da devam eden '11'inci Dünya Nöromosküler Hastalıklar Kongresi'nin iki başkanından biri olan Prof. Dr. Topaloğlu, kas ve sinir hastalıklarının doğuştan ya da sonradan ortaya çıktığını anlattı:
    "Türkiye'de 140 bin kas ve sinir hastalıkları hastasının 100 binini çocuklar oluşturuyor. Bu çocukların büyük bir kısmı tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyor.

    Çünkü kalıtımla geçen kas ve sinir hastalıklarını ancak kısmi tedavi edebiliyoruz. Hastalığın yüzde 80'i kalıtımsal, yüzde 20'si ise sonradan ortaya çıkıyor. Dolayısıyla akraba evliliği arttıkça görülme oranı da artıyor."

    Prof. Dr. Topaloğlu, Türkiye'de akraba evliliğinin son 10 yılda arttığını ve yüzde 20'lerden yüzde 22-23'lere çıktığını vurgulayarak, bu oranın Avrupa ülkelerinde 10 binde 4 olduğunu belirtti.

    Topaloğlu, Türkiye'de akraba evliliğinin fazla olduğu doğu bölgesinde hastalığın da yaygın olduğuna işaret etti.

    Hastalığın çocuklarda yürüme yetisinin kaybolmasına neden olduğunu belirten Topaloğlu, "böyle bir çocuk doğduğu zaman aileye bomba düşmüş gibi oluyor. Aynı hastalıkla doğmuş dört, beş çocuğu olan aileler bile var" dedi.

    Bu çocukların tedavisinin, beş, altı farklı branştan oluşan bir hekim grubu tarafından izlendiğini belirten Topaloğlu, hastalığın anne karnında ancak ikinci bebekte genetik testle tespit edilebildiğini kaydetti.

    Prof. Dr. Haluk Topaloğlu, ailelere de "akraba evliliği yapmayın. Çocuklarınızı tekerlekli sandalyeye mahkum etmeyin. Eğer akraba evliliği yaparsınız, çocuğunuzun sakat kalma riski çok yüksek" uyarısında bulundu.

    05.07.2006 CNN TURK


  • Fenilketonüri kalıcı zeka geriliğine yol açıyor.

    Kalıtsal bir özellik taşıyan fenilketonüri hastalığı tedavi edilmediğinde kalıcı zeka geriliğine yol açıyor.
    Test için bebeğin topuğundan iki damla kan alınıyor

    Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Sivri, fenilketonürinin Japonya'da 60 binde bir, ABD'de 15 binde bir ve Avrupa ülkelerinin birçoğunda 10-12 binde bir görüldüğünü söyledi.

    Yaklaşık 4 binde bir oranın görüldüğü Türkiye'nin dünyada birinci sırada yer aldığını belirten Sivri, yaygın akraba evliliğinin ve bilgi eksikliğinin hastalığın gelişiminde en önemli etkenler olduğunu açıkladı.

    İlk üç günde ücretsiz test
    Türkiye'de her yıl yaklaşık 450 bebeğin fenilketonüri hastası doğduğuna da değinen Sivri, fenilketonürinin tanımlanabilmesi için doğumdan sonraki ilk üç gün içinde topuktan kan alınarak gerekli testin yapılması gerektiğini belirtti.

    Sivri, "bebeğin doğumundan sonra en az 24 saat beslenmesini bekliyor ve sonrasında topuktan iki damla kan alıyoruz. Bu işlemi yaparken özel bir filtre kağıdı kullanılıyor ve inceleme yapılıyor. Tarama, tüm sağlık ocaklarında ve hastanelerde ücretsiz olarak yapılıyor" dedi.

    Fenilketonüri ile doğan çocukların proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli amino asidi metabolize edemediklerini vurgulayan Sivri, kanda ve vücut sıvılarında, artmış olan fenilalanin gelişmekte olan bebeğin beynini harap ettiğini ve ileri derecede zeka özürlü olmasına neden olduğunu söyledi.

    Nedenlerden biri de akraba evliliği
    Kalıtsal özellik taşıyan hastalığın görülmesinde akraba evliliğinin çok önemli bir neden olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Sivri, "bizim şu anda 3 bini aşkın hastamız var. Bunların ortalama yüzde 50'si akraba evliliği sonucu doğmuş bireyler" dedi.

    Hastalığın ortaya çıkması için anne veya babanın taşıyıcı olması gerektiğini vurgulayan Sivri, ebeveynleri taşıyıcı olan her çocuğun fenilketonüri olma olasılığının yüzde 25 olduğunu belirtti.

    Sivri, "fenilketonürili çocuğu olan ailenin gerekli genetik çalışmaları yapılmış ve genetik saptanmış ise ikinci çocuğun hasta olup olmadığı anne karnında tanı yöntemi ile saptanabilir. Duruma göre gebeliğin sonlandırılması önerilebilir" dedi.

    Akraba olmayan bireylerin çocuklarının da hastalıklı doğabileceğini sözlerine ekleyen Sivri, beşinci aydan itibaren tedavi edilmeyen bebeklerin zekalarındaki gerilemenin belirgin hale geldiğini açıkladı.

    Sivri, hastalığın, başı tutamama, anneyi tanımama, yürüyememe, gülümseyememe, oturamama, yaşıtlarına göre gelişimini tamamlayamama ve daha büyük çocuklarda ağır zeka geriliği gibi bulgularla kendini gösterdiğini anlattı:
    "Bu çocukların beyin gelişimleri normal olmadığı için başları da küçük kalır. Bazılarının saç ve gözleri anne babalarına göre daha açık ve tenleri de daha beyaz olabilir, vücudun değişik bölgelerinde ekzamatöz cilt lezyonları görülebilir.
    Bebeğin idrarında, idrar ve terle ıslanmış çamaşırlarında küfümsü bir koku fark edilir. Otistik veya agresif davranışlar, şizofreni, mental ve motor gerilikler sıklıkla izlenir."

    Erken teşhis ile tedavi
    Erken teşhis ile tedavinin mümkün olduğunu da vurgulayan Doç. Dr. Serap Sivri, tedavide protein içeren gıdaların tüketilmediği özel bir diyet ve ilaç niteliğinde mamaların kullanılması gerektiğini belirtti.

    Sivri, tedavinin kişinin hayatı boyunca sürdüğünü, özellikle beyin dokusunun hızlı geliştiği ilk 8-10 yıl boyunca çok iyi şekilde uygulanması gerektiğini de açıkladı.

    Protein içeren gıdaların kırmızı ve beyaz ette, süt ve süt ürünlerinde, çikolata, yumurta, buğday, pirinç, makarna gibi gıdalarda yoğun olarak bulunduğunu belirten Sivri, hastaların daha çok sebze ve meyve ağırlıklı beslendiklerini söyledi.

    Mamaların çok pahalı olduğunu da belirten Sivri, "sosyal güvencesi olan hastalar bu mamaları ömürleri boyunca ücretsiz alabiliyorlar. Güvencesi olmayanların bir kısmının tedavi masraflarını Fenilketonürili Çocukları Tarama ve Koruma Derneği, Fenilketonüri ve Diğer Kalıtsal Metabolik Hastalıklı Çocuklar Vakfı adlı sivil toplum örgütleri karşılamaya çalışıyor" dedi.

    Sivri, taramaların, Hacettepe, İstanbul, Dokuz Eylül ve Cumhuriyet üniversitelerine bağlı tıp fakültelerinde yapıldığını da sözlerine ekledi.

    17.01.2006 CNN TURK


  • Akraba Evliliğinde Sakatlığa Son

    Tıp dünyası artık yakın akraba evliliği sonucu ortaya çıkan sakat doğumlara çözüm buluyor. Evlilikleri döneminde genetik danışmanlık alan çiftler bu sorunu nasıl aşabileceklerini öğreniyorlar. PGT adlı genetik ayıklama yöntemi, henüz doğmadan bebeğin olası kalıtsal hastalıktan ayıklanmasını sağlıyor.

    Amerikan Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Sorumlusu Tıbbi Biyoloji ve Genetik Uzmanı Dr. Nesrin Erçelen, Türkiye'de yapılan PGT yöntemiyle; akraba evliliğinden doğacak sakatlığın nasıl engellenebileceğini anlattı.

    Akraba evliliği yapmayı planlayan bir çiftin genetik olarak çocuklarında ortaya çıkabilecek riskler önceden belirlenebilir mi?
    Genetik danışmanlık merkezi tarafından bazı çiftlere bu konuda destek veriyoruz. Bunun için yapılan genetik testlerin sonuçları ile ilgili olarak hasta ile birebir görüşülür ve hastaya gerekli yönlendirmeler yapılır. Eşlerin aile hikayeleri araştırılarak sahip oldukları belirgin genetik hastalıklar sorgulanır. Eşlerin bu hastalıklar için taşıyıcı olup olmadığı araştırılır. Toplumda sık görülen genetik hastalıkların ortaya çıkma riski, akraba evliliği ile birlikte daha da artabilir. Bu nedenle, detaylı incelemeler ve testler yapılması gerekebilir. Dolayısıyla, bu tür evlilik yapmış kişilere sakıt doğumları önlemek için danışmanlık yapmak gerekir. Akraba evliliğinde genetik danışmanlık yaparken; öncelikle çiftlerin iyi bir soy ağacı çıkarılmalı, ailede gidilebildiği kadar geriye gidilerek anomali, zeka geriliği, metabolizma hastalığı, düşük ve ölü doğumlar araştırılmalı. Bu tip öyküsü olan çiftlerin, akraba evliliğinde varolan riskin daha da arttığını bilmeleri önemlidir.

    Evlilik Yargılanmaz
    Akraba evliliği yapan insanlara yardımcı olmak etik mi?
    Biz genetik danışmanlık verirken akraba evliliklerinde sosyal yapıya dokunmadan konuşmak durumundayız. Sosyal öğreticilik yapamayız. Kötü genler bir araya geldiği için hastalığa yol açtığı gibi iyi genler bir araya gelerek, çok daha iyi bir zekâ ya da güzellik gibi sonuçlar da genetik olarak doğurabilir. Ancak ailelerin varsa genetik sorunlarını önceden görmeleri önemlidir.

    Akraba evliliğinden sakat çocuk doğma riski ne kadardır?
    Gelişmiş ülkelerde binde 5 oranında rastlanan akraba evliliklerinin ülkemizde yüzde 15 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Bu evliliklerin de önemli bir kısmı, kardeş çocukları arasında olan birinci derece akraba evliliği şeklindedir. Akrabalık, genetik olarak birbirine yakınlık olduğuna göre, akraba evlilikleri de tıpatıp aynı genlerin nesilden nesile aktarılmasını sağlar. Nitekim birinci dereceden olan akrabaların genetik yapıları sekizde bir oranında benzeşmektedir. Genel olarak söylemek gerekirse akraba evliliği mutlaka 'sakat bebek' doğacak anlamına gelmez. Akraba evliliği genel nüfusta var olan yüzde 2 ya da 3'lük anomalili bebek doğurma riskini yaklaşık olarak iki kat arttırır, oluşan hastalıklar genellikle metabolizma hastalıkları şeklinde olan ve doğum öncesi tanıları oldukça güç olan hastalıklardır.

    Doğa Benzerliği İstemez
    Akraba evliliği genetik olarak nasıl bir problem yaratıyor?
    Akraba evliliğinde temel sorun, akraba olan kişilerin genetik olarak birbirleriyle benzemeleridir. Doğa birbirine benzer olan genleri genellikle dışarı atmak ister. Akraba evliliğinde 'bozuk' genleri taşıma olasılığı artar. Böylece bu kişilerin evliliklerinden oluşan bebeğin aynı iki 'bozuk' geni birden alma olasılığı artar. Böylece taşıyıcı olan annebabadan alınan iki 'bozuk' gen, yeni oluşan kişide yan yana gelerek hastalık belirtilerinin oluşmasına neden olabilir.

    Hangi akrabaların birbiriyle evlenmesi sakatlık riskini artırıyor?
    Birinci derece akrabaların dayı, hala, teyze ve amca çocukları gibi genetik yapıları yukarıda belirttiğim gibi sekizde bir oranında benzeşirken, bu oran akrabalık derecesi arttıkça yarıya düşer. Bu nedenle ailede bilinen bir hastalık öyküsü varsa akrabalar evlendiklerinde bebeklerinin o hastalığa yakalanma olasılıkları matematiksel olarak rahatlıkla belirlenebilir.

    16.01.2006 Sabah Gazetesi
NOT: Hastaların ve yakınlarının kimlik bilgileri XXXX ifadesi ile gizlenmiş ve haberlerin yayınlandığı gazete ismi ve tarih belirtilerek kullanılmıştır. Fotoğraflar bilinçli olarak sansürlenmiştir.

 
© 2009 - Akraba Evliliği